Bu çalışmalar içinde ciddi tırmanışlar yapılmaktadır, fakat yoğun hazırlık dönemi ve büyük harcamalar isteyen genellikle de yurtdışında gerçekleştirilen faaliyetleri fazlaca düşünmüyoruz. Çünkü biz ilkin bir Üniversite Dağcılık Koluyuz. İlk amacımız elden geldiğince gençlerimize bu sporu tanıtabilmek ve yaptırabilmektir.
Fakat bu düzeye gelmiş olan gençlerimize gerektiğinde, olanaklarımız ölçüsünde destek de oluyoruz. Bunun ilk örneği 1998 yılında Elbruz'a (5633 m) tırmanan bayan dağcımız Ayşin ÖZER'dir. Burada İ.Ü.S.B. Dağcılık Kolu'nda yetişen dağcılarımızdan Dr. Feridun ÇELİKMEN'i de anmalıyım. Feridun, Nasuh MAHRUKİ ile Mc Kinley doruğuna çıkan ilk Türk Dağcısı oldu.
3.2. Şaşırtıcı bir öneri
Biraz sonra basınla ilgili olarak değineceğim bir gelişme bu yıllarda oldu ve Tercüman Gazetesi'nde Erdoğan KARSLIOĞLU hem faaliyetlerimize katıldı, hem de bu faaliyetler üstüne düzgün yazılar yazdı, haberler verdi. O yıllarda Tercüman Gazetesi'nin Spor Müdürü Attila GÖKÇE idi ve bu kaliteli dağcılık haberlerinde onun da payı bulunuyordu. Erdoğan bir gün Attila GÖKÇE'nin benimle özel bir konuyu görüşmek istediğini söyledi. Birlikte gittik. Attila GÖKÇE konuyu açtı, iki ay kadar önce Bulgar dağcıları Everest'e çıkmışlardı. Bugüne kadar Türk dağcılarının Everest Tırmanışı yoktu. Bu eksiği gidermek gerekiyordu. Benim bu konuya girip giremeyeceğimi sordu. Gerekli olanaklar sağlanırsa bu olaya girebileceğimi söyledim. Gerekli olanakları şöyle sıraladım:
Bana ve Everest Faaliyeti'ne katılacak İ.Ü.S.B. Dağcılarına üniversiteden gerekli izinler alınacaktı.
Deutscher Alpin Verein (DAV) ile ilişki kurulacak ve Everest için gerekli dağcılık eğitimini orada almamız sağlanacaktı.
Everest'e değişik konularda araştırma yapmak isteyen İstanbul Üniversiteli bilim adamları da götürülecekti.
Bütün bunların masrafının karşılanması gerekmekteydi.
Attila GÖKÇE bütün bunları Tercüman Gazetesi'nin sponsorluğunda ele alınacağını ve konuyu Kemal ILICAK ile görüşeceğini söyledi. Görüştü de. Fakat böylesine yüklü bir harcamayı gazete karşılayamayacağını bildirdi.
Bu Türkiye'de Everest Tırmanışı'nın ayrıntılı olarak ilk düşünülüşüydü sanıyorum. Yıllar sonra Attila GÖKÇE, bu olayı benim yanımda Nasuh MAHRUKİ'ye anlattığında Nasuh hayretini gizleyemedi.
3.3. Açılımlar
1985 yılında Yıldız Üniversitesi'nde saydamlar eşliğinde Dağcılığı anlatan bir söyleşi yapmam istendi. Söyleşiden sonra Spor Birliği Başkanı, İstanbul Üniversitesi'nde olduğu gibi Yıldız Üniversitesi'nde de Dağcılık Sporunu başlatmak üzere ders verip veremeyeceğimi sordu. Buna zamanım elvermiyordu. Fakat İ.Ü.S.B. Başkanlığına bir yazı ile Yıldız Üniversitesi'nden 10 dağcının eğitim çalışmalarımıza katılmalarını isterlerse ve kabul edilirse 1986 yılı çalışmalarına bu 10 dağcıyı memnuniyetle kabul edeceğimi söyledim. Yazı yazıldı ve kabul edildi.
1986 yılında Yıldız Üniversitesi'nden 10 dağcı arkadaşımız vardı. Çalışmalara katılım 1987 yılında da sürdü. Sonra Yıldız Üniversitesi kendi dağcılığını geliştirmeye başladı. Yine bu yıllarda orta dereceli okullarda dağcılık sporuna merak salan gençleri eğitim çalışmalarımıza ve faaliyetlerimize almaya başladık. Bunlardan Adnan AKGÜN, İstanbul Üniversitesi'ne girdikten sonra da dağcılık sporunu sürdürdü.
Devamı:
<
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10 11
>