Ana sayfa
Tarihçemiz
Hakkımızda
Fotoğraf Galerisi
Faaliyetler
Eğitim
Haberleşme Listesi
Bağlantılar
Türkiye'nin Dağları
Türkiye'de Dağcılık Literatürü
Haberler
 

   Üçüncü başkan oldukça zeki bir İktisat Fakültesi öğrencisiydi. En büyük kusuru oldukça zeki olmasıydı. Dağcılığımızın iyi niyetini kendisi için kullandı ve tükendi.

   Bugün istenilen düzeye bir ölçüde yaklaşmış bulunuyoruz. Belki de olgunlaştık. Bunu zaman gösterecek. Bugün İ.Ü.S.B.K. Merkez Kampüs Dağcılığında en azından öğrencilerin katılımı ile, öğrencilerin yönetiminin ağırlıklı olduğu bir sistem oturmak üzere. Kuşkusuz bu tür hiçbir gelişme sancısız, sorunsuz olmaz. Önemli olan iyi niyet ve severek çalışmaktır.

    4.3. Sandık

    İ.Ü.S.B.K.' dan dağcılık sporu için çadır, ip, karabina halkası, sekizli, sikke, sikke çekici, güvenlik kemeri, kask, kazma vb. temel malzemelerin alınmasını istemiştim. Dağcılarımızın kendi özel malzemelerini kendilerinin sağlaması gerekiyordu. Bunlar arasında dağ ayakkabısı, sırt çantası, termos, su kabı, uyku tulumu gibi pahalı malzemeler vardı ve bunları bir üniversite dağcısının satın alması zordu. Bu soruna bir biçimde çözüm bulmak gerekiyordu. İ.Ü.S.B. Dağcılık Kolu Sandığı anlayışı böyle doğdu.

   Her dağcı sandığın üyesi oluyordu. Her dağcı her ay bütçesini sarsmayacak çok küçük bir miktarı sandığa veriyordu. Sandıktan borç almam söz konusu olmamasına rağmen ben de sandığa düzenli olarak ödeme yapıyordum. Bir süre sonra sandık üyelerine borç verir duruma geldi. Borç verme ve ödenmesi koşulları da belirlenmişti: Öğrenci bütçesini fazla zorlamayacak taksitlerle borcunu ödemekteydi. Bu yoldan pek çok dağcımız kaliteli malzemelere sahip oldular. Toplanan parayı, o sıralarda ülkede yaşanan enflasyondan koruyabilmek için Alman Markı ve Amerikan Dolarına çeviriyor, bunları da bankada açılan bir hesapta tutuyorduk. Açıklık esastı, bu nedenle sandıktan sorulu dağcı her toplantıya sandığın dosyasıyla gelmek, herhangi bir dağcının bir sorusu olduğunda belgelerle hesap vermek zorundaydı.

   İyi işleyen ve çok yararlı olan bu sistem ilkin Avcılar grubunun ayrılmasıyla aksadı. O grubun başkanı olan kişi bizde sandık işinden sorumluydu. Kendisinden üzerindeki sandık hesabını devretmesini istedik. Bu isteğin defalarca yinelenmesinden sonra bir Salı günü Kuyucu Murat Paşa Medresesi'ndeki çalışmamıza geldi ve 'Parayı Türk Lirası olarak veririm, fakat dövizin satın alındığı zamanki kur üzerinden.' Dedi. Tartışmalar oldu. Sonunda parayı bu koşulla kabul etmedik. O da herhangi bir borçluluk duymadan gitti.

   Yeniden sandık kurduk. Yeniden gençlerimiz malzeme sahibi olmaya başladılar. Bu kez kendisine güvendiğimiz bir bayan dağcımız parayı çaldırdığını, fakat mutlaka ödeyeceğini söyledi ve ardından çalışmalarımıza gelmez oldu.

   Sandığı bir kez daha kurduk. Yine iyi işlemeye ve yararlı olmaya başladı. Bu kez sandık işlerini şu İ.Ü.S.B.K. Yönetim Kuruluna üye olduğunu sanan İktisat Fakülteli dağcımızın grubundan bir genç üstlenmişti. Ayrılıp giderken bütün hesabı da alıp gittiler. Sandığın parası kendilerinden istendiyse de bir yanıt alınamadı.

   Belki sandığın sorumluluğunu bir dağcımızla birlikte ben üstlenmeliydim. Fakat gençlerin kendi kendilerini yönetmeleri gerekiyordu. Sonunda sandık olayından vazgeçtik.

Devamı: < 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 >


Hosting hizmetinden dolayı Gamelibrary.org'a teşekkür ederiz. Bize bilgi@iudak.org adresinden ulaşabilirsiniz.