4.4 Yayın
"Spor basını için en iyi dağcı tırmanışta ölen dağcıdır."
"Haberlerinizin spor basınında yer almasını istiyorsanız, ona kan katın."
"Spor basını dağcılık sporunu kanlı sever."
Bunlar 1980'li ve 1990'lı yıllarda dağcılar arasında yaygın olan sözlerdi. Çünkü spor basını Dağcılık-Kaza ve Kan olaylarını birbirinden ayıramıyordu. Bu nedenle o yıllarda Türk Dağcıları kendi basınlarını kendileri yarattılar. Bunun ilk ve en önemli örneği, Ankara'da Anadolu Dağcılar Birliği'nin Sayın Muzaffer TIRAŞ'ın başkanı olduğu yıllarda çıkarttığı ADB Bültenleridir. Ardından uzun bir süre BÜDAK (Boğaziçi Üniversitesi Dağcılık Kulübü) bültenler çıkarttı. Bu bültenler Türkiye'deki bütün dağcılara ücretsiz ve posta ile dağıtılmaktaydı.
Yukarıda değindiğim gibi, o yıllarda başkanımız Sayın Prof. Dr. Kaya ÇİLİNGİROĞLU bizim bu sorunumuzu çözüyordu ve haberlerimiz düzgün olarak basında çıkıyordu. Bizim bu sorunumuzun çözülmüş olması, Türk Dağcılığının bu sorununun çözülmüş olması anlamına gelmezdi. Spor basını dağcılık sporunu tanımıyordu. Spor basınına dağcılığı tanıtabilmek için gazetecileri dağcı yapmak en doğru yoldur diye düşündüm. Bir çok spor gazetecisini alıp dağlara götürdük. Sonuç hiç iyi olmadı. En sade ve samimi olayları veya durumları bile çarpıtıp, abartıyorlardı. Örneğin, mayıs aylarında Uludağ'da, volfram madeni arasındaki çanakta kar eğitimi yaptığımız bir faaliyetimiz vardı. Bunlardan birine Günaydın gazetesinden birini götürdük. Eğitim sırasında gençler küçük bir ateş yaktılar. Gazeteci dağcılardan arkalarını ateşe, yüzlerini de ona dönmelerini söyledi ve böyle birkaç poz fotoğraf çekti. Birkaç gün sonra gazetede bir haber: 'Dağcılar Uludağ'da popolarını ısıttılar'. Kuşkusuz bu çarpıtmanın en masumlarından biriydi. Yılmadık ve İ.Ü.S.B.K. Dağcıları olarak her faaliyetimize bir gazeteci götürmeye çaba gösterdik. Sonunda Tercüman Gazetesi spor yazarı Erdoğan KARSLIOĞLU ile tanıştık. Erdoğan, katıldığı bütün faaliyetlerimizi Tercüman'ın spor sayfalarında dizi yazı olarak yayınladı. Dağcılık sporu bağlamında o sayfalar Türk Spor Basınının yüz akıdır.
1990'lı yıllarda İ.Ü.S.B.K. Müdürü Sabahattin AKIN sık sık bir dağcılık dergisi çıkartmamızı istiyordu. Biz yalnızca dergiyi hazırlayacaktık. Basımı ve diğer her şeyi kendisi yapacaktı. İstanbul Üniversitesinin olanakları buna fazlasıyla yetiyordu. Böyle bir dergiyi benim tek başıma hazırlamam olanaksızdı. Dağcıların bu işe sarılması gerekiyordu. Onlar ise 'Dağa gidip gelelim, başkasına karışmayalım' anlayışındaydılar. Sonunda zorlayarak da olsa bir grup oluştu ve bir küçük dergi çıkartıldı. Arkası gelmedi.
Bugün İ.Ü.S.B.K.'nın düzenli yayını olan bir dergisi var ve orada Dağcılık için açık bir iki sayfa her zaman bulunmakta.